Hiç, gece vakti gözlerini, gökyüzünde kendince seçtiği bir yıldıza dikmiş, için için ağlayan bir divane gördünüz mü?

Ben gördüm.

Belli ki sadece bir gece değil, yıllardır aynı yalnızlığı, aynı yıldızla paylaşıyor, ona gülümsüyor, sıklıkla ağlıyordu. Çökmüş gözleri anlatıyordu ahvalini. Ve sessizce şu sözleri tekrarlıyordu. "Belki O da aynı yıldıza bakıyordur. Ya bakıyorsa? Evet, evet bakıyor. Yıldızda O'nun gözlerinin ışıltısı var. Kesin bu gece aynı yıldızda buluşacak bakışlarımız. Kesin, umarım, belki, bilmem ki..."

Ve yine sessiz yalnızlığını hıçkırıklar paylaşıyordu. Gözlerinden süzülen yaşların izleri, gece karanlığında kayan yıldızlara benziyordu.

Divane bir âşıktı işte. Kimsenin bilmediği, duymadığı, görmediği. Kendi hâlinde, yalnız, mahzun...